Haberin sultanları Medyatik' teydi

Medyatik'te bu hafta bilgi ve iletişim çağının vazgeçilmezi haber bültenlerinin kadın kahramanları bir aradaydı.

28 Ocak 2010 13:43

Kanaltürk Ana Haber'in başarılı spikeri Ekin Olcayto, Atv Haber'de istikrar abidesi Şebnem Sunar Küçük, FOX On Haber'deki başarısıyla dizilere kafa tutan Nazlı Tolga ve Habertürk ekranında tiryakilik yaratan Pelin Çift, canlı yayın Medyatik'te Yüksel Aytuğ'un sorularını yanıtladı.    

Ekin Olcayto: Habere son 5 saniye kala gözyaşlarımı sildiğim çok oldu
"16 yıldır ekrandayım, bu işe çocuk yaşta başladım. Ve hala gelen her acı haberde sanki ilk kez duymuşçasına üzülüyorsunuz. Artık kalbim sertleşti, üzülmüyorum demek gibi bir durumumuz yok. Biz robot değiliz, o haberi okuyoruz, anlatıyoruz. Etkilenmemek gibi bir şansımız yok. Habere 5 saniye kala gözyaşlarımı sildiğim çok oldu. Biz yayınlanmayan ham görüntüleri de görüyoruz. İnsan bildikçe öğrendikçe çok derin kaygılar hissediyor."

EKİN OLCAYTO: YILLARDIR BAYRAM TATİLİ YAPMIYORUM
Yüksel Aytuğ'un, "Türkiye'de herkesin hayalini kurduğu mesleklerden biri haber spikerliği. Bu işi yapmak için neler lazım?" sorusuna Ekin Olcayto, " Haber spikerliği sadece gelip haberi okumak değildir. Garantisi, gecesi gündüzü olmayan bir şey habercilik. Önce şunun ayrımına varması gerekiyor. Haber spikerliği mi yapmak istiyor, ekrana mı çıkmak istiyor? İkisi farklı şeyler. Bir magazin programı sunuyorsanız, 1 saat önce gelip saçınızı makyajınızı yapıp elinizdeki metni okuyup gidebilirsiniz. Haber için işin mutfağını bilmeniz, haber toplantılarına girmeniz, yaşamınızı buna göre düzenlemeniz gerekiyor. Ciddi anlamda emek ve zaman harcamanız gerekiyor. Ben yılardır bayram tatili, yılbaşı tatili yaptığımı hatırlamıyorum" diye yanıt verdi.

Haberden önce gözyaşlarımı çok sildim! (VİDEO İÇİN TIKLAYINIZ)

Habere son 5 saniye kala gözyaşlarımı sildiğim çok oldu...

PELİN ÇİFT: YAYIN DIŞINDA ÇOĞU ZAMAN KAFAMI TOPARLAYAMIYORUM
"Kamera önünde sürekli ciddi, ölçülü ve kontrollü olma zorunluluğu ruhunuzu daraltmıyor mu?" sorusunu Pelin Çift, "Düz haber okuduğunuz zaman kelimeleri değiştirme, soru sorma gibi bir durumunuz olmuyor elbette, ama her zaman bir kontrol halindesiniz. Kaçırmamak için, soru atlamamak için dikkatinizi odaklamanız gerekiyor. Mesela ben, yayın dışında çoğu zaman kafamı toparlayamıyorum. Arkadaşıma bir şey anlatırken, unutup, sonunu getiremediğim oluyor" diye yanıtladı.

PELİN ÇİFT: EKRANDA SOĞUKKANLI OLMAK GEREKİYOR

Yüksel Aytuğ'un, "Önemli bir uzmanlığınız da elinizde çok az bilgi varken, bizim 'topu dolaştırmak' dediğimiz süre kazanma işini çok iyi yapıyor olmanız. Danıştay saldırısı sırasında durumu çok iyi idare etmiştiniz değil mi?" sorusunu Pelin Çift, "İlk saldırı haberi geldiğinde fazla bilgiye sahip değildik. Haber akmıyor, bilgi gelmiyor, elinizdeki üç cümleyle top çevirmek durumundasınız. Muhabir bağlanıncaya kadar ya da yeni bir bilgi gelene kadar onunla idare etmek zorundasınız. Bence asıl iş orada. Ama biz eski dönem spikerlerine göre daha şanlıyız, elimizin altında internet var. Geçmişe dönük birçok bilgiye ulaşabiliyorsunuz ve bu size zaman kazandırıyor. İzleyiciyi ekran başında tutabilmek adına soğukkanlı olmanız gerekiyor" diye yanıtladı.

PELİN ÇİFT'İN KAÇIRILAN UÇAKLA BAĞLANTISI (!)
"Lefkoşe'ye giderken kaçırılan uçağın yolcusuna "Telefona korsanı verir misiniz?" dediğiniz internet sitelerinde yayınlandı. Sanırım yanlış bir bilgiydi. Nedir işin doğrusu?" sorusuna Pelin Çift, "Bu soruyu sorduğunuz için çok teşekkür ederim. Hıncal Uluç bu olayı köşesinde yarım sayfa yazdı. Olay kısaca şöyle gelişti. Kaçırılan uçakta bulunan bir yolcuya ulaştık. Ben uzun uzun konuştum. Sonrasında mürettebattan biriyle görüşebilir miyim düşüncesiyle hostesi sordum. Yolcu, hostesin uçağın ön tarafında korsanın yanında olduğunu söyledi. Ben de hostesten bilgi almak daha iyi olur düşüncesiyle 'Görüşebilir miyim?' diye sordum. Yolcu, korsanı telefona istemişim gibi bunu basına bu şekilde yansıttı. Maalesef ertesi gün tüm internet sitelerine düştü bu asılsız haber. Bu haberle anılmak istemem elbette ama gerçekten talihsiz bir olaydı" diye yanıtladı.

Korsanı telefona istedi mi? (VİDEO İÇİN TIKLAYINIZ)

Uçak kaçırmayı canlı yayında aktaran bayan spiker Pelin Çift korsanı gerçekten telefona istedi mi?

NAZLI TOLGA: TÜRKİYE'NİN HABER SAATİNİ DEĞİŞTİRDİK
Yüksel Aytuğ'un, "Herkesin dizi izlediği bir saatte haber sunmak nasıl bir duygu? Rakip kanalın spikeriyle değil de Bihter'le rekabet etmek zor mu?" sorusuna Nazlı Tolga, "Bizim için ilk başta çok heyecan verici oldu. Türkiye'de ana haberin saatini değiştirdik. Daha önce Bulgaristan ve İngiltere'de denenmiş bu uygulama çok da iyi reytingler almış. Türkiye'de uygulamaya karar verdik ve başarılı olduk" dedi.    

NAZLI TOLGA: HABERE KADIN ELİ DEĞMESİ HABERİ DEĞİŞTİRİYOR
"Habere bakış açısından erkek ve kadın arasında ne tür farklar var? Bir kadın olarak bütenlerde hangi tür haberlerin ağırlık kazanmasını istersiniz?" sorusuna Nazlı Tolga, "Zaman zaman farklı olabiliyor. Habercilik anlayışındaki farklılıktan bahsetmiyorum ama kadının daha duygusal daha anne bir tarafı var. Bu yüzden kadının elinin habere değmesi haberi değiştiriyor bence. Haber merkezinde kadın sayısının artmasından yanayım" diye yanıt verdi.

'Haberin saatini değiştirdik' (VİDEO İÇİN TIKLAYINIZ)

Yüksel Aytuğ'un, "Herkesin dizi izlediği bir saatte haber sunmak nasıl bir duygu?" sorusuna güzel...

ŞEBNEM SUNAR KÜÇÜK: HABER SUNMUYORUM, HABERİ YAŞIYORUM
Yüksel Aytuğ'un, "Haberi okumak ile haberi sunmak arasında ne fark var?" sorusunu tecrübeli spiker, "Sabah saatlerinde işe gidip, haber toplantılarına katılan, haberle yoğrulup o şekilde ekran karşısına çıkan spikerleriz biz. Ben ekibimin hazırladığı haberleri nasıl daha iyi yorumlarım konusuna yoğunlaşıyorum. Seyirci karşımdaymış gibi hissediyorum. Haber sunmuyorsunuz, adeta haberi yaşıyorsunuz" diye yanıtladı.

ŞEBNEM SUNAR KÜÇÜK: ÇOK İYİ HABERCİ OLUP HABER OKUYAMAYANLAR VAR
"Önemli bir diğer konu ise, çok iyi haberci olup, haber okuyamayanlar var. Haberciliklerine saygı duyuyorum ama lütfen haberci olarak kalsınlar. Çok saygı duyuyorum ancak bazen gerçekten tahammül edemiyorum. Ne söylediğini anlayamıyorsunuz, kelimeler ağzında yuvarlanıyor ama düzeltmeye çalışmıyor. İzleyici ne dediğinizi anlamalı. Doğru Türkçe kullanmayı da geçtim, yanlış telaffuz ediyor. Yıllardır böyle devam eden spikerler var, hayretler içinde izliyorum."

EKRANIN EN GÜZEL HABER YÜZLERİ DOĞAÜSTÜ BİR YETENEĞE SAHİP OLSAYDI...
Yüksel Aytuğ'un, "Elinizde olsa, haber sunmanıza yardımcı olacak hangi doğaüstü yetenekle donanmak isterdiniz? Ya da önünüzde okuduğunuz bir haberin ertesi gün gerçek olmasını sağlayan büyülü bir mikrofon var.     Nasıl bir haber vermek isterdiniz? " sorusuna ekranın en güzel haber yüzlerinden ilginç cevaplar geldi.

PELİN ÇİFT: Olay yerine bağlanılır ya, geriye dönüşlerle o görüntüyle o haberi oradan sunmak isterdim.
ŞEBNEM SUNAR KÜÇÜK: İlk aklıma gelen, "PKK sorunu bitti artık kimse ölmeyecek" haberini vermek isterdim.
NAZLI TOLGA: "Türkiye'de töre cinayetleri son buldu" demek isterdim. "Kadına şiddet konusunda çok büyük gelişmeler kaydedildi" demek isterdim.
EKİN OLCAYTO: Zihin okumak isterdim. Duymak istediğim asıl cümleye ulaşmak için zihin okuma sayesinde karşımdakini son kıvama getirmek isterdim.

HABERİN SULTANLARININ VERMEKTE EN ÇOK ZORLANDIKLARI HABERLER...

ŞEBNEM SUNAR KÜÇÜK: Hafta sonu ekranda olduğum için Anneler Günü haberleri hep bana denk gelir ve çok zorlanırım. Bir de tabii ki çocuk haberleri...
PELİN ÇİFT: Ekibimiz Kuzey Irak'a gitmişti ve canlı yayın esnasında saldırıya uğramışlardı. Silah sesleri arasında, "Bize ateş ediyorlar" feryatları duyuldu ve bağlantımız kesildi. Arkadaşlarımızın ailesi de izliyordu, hepimiz endişe içindeydik. Gerçekten çok zorlandım.

EKİN OLCAYTO: Bizim de ekibimiz böyle bir şey yaşadı. Levent gözünden yaralandı, ciddi bir sakatlık geçirdi. Sağ salim döndü çok şükür ama hepimiz çok zorlandık.

ŞEBNEM SUNAR KÜÇÜK: EKRANDA GİYDİĞİM TÜM KIYAFETLERİ ALACAK KADAR ZENGİN DEĞİLİM

Yüksel Aytuğ'un "Uğur Dündar,     kıyafet sponsorluğu için 'Ben görüntümün üzerine herhangi bir firmanın amblemini bastırmam' diyerek, habercileri ikiye böldü. Kimi katıldı, kimi karşı çıktı. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu çıkışı?" sorusuna Küçük, "Biz henüz o kadar zengin değiliz. Kadınlar için daha farklı. Erkek aynı takım elbiseyi, kravatını ve gömleğini değiştirerek defalarca kez giyebilir. Kadın öyle değil. Ben mesela 34 beden her yerde olmadığı için anlaşmalı firmaya diktiriyorum" diye yanıtladı.

 

Digiturk D-Smart Tivibu Teledünya Türksat