Bayramın ilk gününde de referandum çalışmalarına ara vermeyen Başbakan Erdoğan, başörtüsü meselesini çözeceğini iddia eden CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na “Keşke halletse, yollarına gül dökerim" dedi.
Üsküdar'daki evinden çıktıktan sonra Sultanbeyli Merkez Camisi'ne gelerek burada bayram namazını kılan Erdoğan'a, her zaman ki gibi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş eşlik etti.
Başbakan Erdoğan'ın bayram namazını kıldığı Sultanbeyli Merkez Camisi'ne gelen bazı vatandaşların, caminin avlusu ile caddede namaz kıldıkları dikkat çekti. Güvenlik kuvvetleri de çevrede yoğun önlemler aldı.
Erdoğan, namazın ardından bayram tebriği bekleyen vatandaşlara referandum propagandası yaptı.
Uzun zamandır Sultanbeyli'ye uğrayamadığını ifade eden Erdoğan, "Bu bir anlamlı buluşma. Bu anlamlı buluşmanın en önemli yanı 3 gün sonra ülkemizde anayasa değişikliği paketiyle ilgili bir halk oylaması yapılacak. Biliyorum ki Türkiye'de ilçeler arasında rekoru Sultanbeyli elinde bulunduracak" diye konuştu.
Ülkede özgürlükler noktasında bir adım atıldığını dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:
"Ülkede darbeci zihniyetin Sultanbeyli'ye neler çektirdiğini Sultanbeyli bilir. Dolayısıyla bu atılacak adım çok önemli. İşte artık darbe anayasaları ayaklar altına alınsın ve bu ülkede milletin anayasası egemen olsun istiyoruz. Milletin anayasasında haklar var, özgürlükler var, milletin anayasasında kadınlarımızın haklarının anayasal güvence altına alınması var. Çocuklarımızın istismarının önüne geçilmesi var. Değerli kardeşlerimizin, şehitlerimizin, dul ve yetimlerimizin anayasal teminat altına alınan hakları var. İşçimizin çift sendikaya üye olma imkanı var. Memurlarımızın toplu iş sözleşmesi yapabilme imkanı var. Aynı haklardan emekli memurlarımızın, aynı haklardan aynı anda istifade etmeleriyle maaşlarının artmasının yolunun açılması var."
Erdoğan, Sultanbeyli'de yaptığı konuşmada, Anayasa değişikliğinde üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne geçişin var olduğunu da belirtti.
Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Zira, bu ülke bu üstünlerden çok çekti. Kimdir bu üstünler? Bunlar darbe anayasasından yana olan zihniyettir. Bunlar bu millete 'göbeğini kaşıyan adamlar' diyenlerdir. Bunlar benim milletime 'bidon kafalı' diye hitap eden zihniyettir. Bunlar statükodan yana olanlardır. Bunlar kurdukları o saltanat zincirinin yıkılmasından endişe edenlerdir. Fakat artık bu milletin evlatları, tüm bu Anadolu topraklarına, bu vatanlarına sahip oluyor. Ayrılıkları ortadan kaldırıyoruz."
Gelirken yolda bir pankart gördüğünü ve pankartta "bölünmeye hayır" denildiğini ifade eden Erdoğan, "Biz birliğe, beraberliğe, bütünlüğe 'evet' diyoruz, bölünmeye 'hayır' diyenler 'evet' diyorlar. Eleştirdikleri o Silopi'dekilerle şimdi beraber hareket ediyorlar" dedi.
"Hayır cephesinde CHP, MHP, BDP, YARSAV, TKP, İşçi Partisi ve çeteler var" diyen Erdoğan, "Bayramın bu anlamlı gününde tabii ki sizlerin bu isyanını dile getirmenizi istemem. İstiyorum ki bunlar pazar günü sandıklarda 'evet' olarak dile gelsin" şeklinde konuştu.
Anayasa Mahkemesi ve HSYK'nın yeniden şekillenmeye gittiğini de ifade eden Erdoğan, "Bunlar rahatsız. Niye? Kurdukları saltanat zinciri bozuluyor" dedi.
Erdoğan, Anayasa Mahkemesinin yapılanmasında TBMM'nin iradesinin var olmadığını anımsatarak, anayasa değişikliğindeki getirilmek istenenleri anlattı.
Dünya kimseye kalmaz.
Bu değişikliklere "İstemezuk" denildiğini de ifade eden Erdoğan, "Biz birilerinin saltanatını korumak için buralara gelmedik. Biz milletin iktidarı için buradayız. Bizim için önemli olan bu. Biz bunu yapacağız" şeklinde konuştu.
Erdoğan, halkı aldatmadıklarını, iktidara geldiklerinden bu yana Türkiye'de büyük değişiklikler olduğunu da anlatarak, bayram sohbetlerinde herkesin bildiklerini, duyduklarını birbirlerine anlatmalarını da istedi.
Başbakan Erdoğan, konuşmasını, "Sevgili kardeşlerim, sevelim, sevilelim. Dünya kimseye kalmaz. Bu birliğimizi, beraberliğimizi, bütünlüğümüzü zedelemek isteyenlere pazar günü sandıklarda 'evet' diye cevap vermeye hazır mıyız? Ramazan Bayramınız mübarek olsun. Allah kardeşliğinizi, birliğinizi, beraberliğinizi daim etsin" diye tamamladı.
Erdoğan, Sultanbeyli'deki bayram namazı ve halka hitabının ardından parti otobüsüyle Sancaktepe ve Çekmeköy'e geçti.
Sancaktepe'de parti otobüsü üzerinden halka hitap eden Erdoğan, referandumda "evet' oyunu, demokrasinin ve özgürlüklerin gelişmesi, Türkiye'de üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğünün egemen olması için istediklerini söyledi.
Yargı birilerinin arka bahçesi olayacak
"Bu millete 'göbeğini kaşıyan adam' diyen zihniyetler artık egemen olmayacak. Benim milletime 'bidon kafalı' diyenler bu ülkede egemen olmayacak" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"(Yargı birilerinin arka bahçesi olayacak) dedik, rahatsız oldular. Niye rahatsız oluyorsunuz? Ne dedik 'milletin arka bahçesi olacak'. Neresi yanlış? Türk milleti adına kararı verenler milletin ön bahçesi olmalıdır ifadesinden niye rahatsız oluyorlar? Tabi ki milletin ön bahçesi olacaksınız. Bu ülke, 'bizi buraya getiren irade böyle emrettiği için idam kararını verdik' diyenleri gördü. Merhum Menderes, Hasan Polatkan, Fatin Rüştü Zorlu böyle idam edilmedi mi? Neydi onların idamının gerekçesi, ne yapmışlardı? Hiç bugüne kadar duydunuz mu? İşte artık bu millete, bu bedeli, bu şekilde ödetmemeleri için 12 Eylül'de 'evet' diyoruz."
"Bırak bu işleri"
CHP'nin bugüne kadar tutarlı bir yaklaşım ortaya koymadığını ifade eden Erdoğan, "Şimdi çıktılar diyorlar ki 'başörtü meselesini ben hallerim'. Keşke halletse. İnanın yollarını gülle döşerim. Parlamentonun yüzde 65'ine sahibiz, hemen seferber oluruz" diye konuştu.
Daha önce Anayasa değişikliği yaptıklarını, 411 oy ile üniversiteye giden kızların eğitim ve inanç özgürlüğünün önünü açmak istediklerini belirten Erdoğan, şunları ifade etti:
"Ne yaptılar? Hemen Anayasa Mahkemesine götürdüler. Kimin imzası vardı altında? CHP'nin imzası vardı. Eski genel başkanın da vardı, şimdiki genel başkanın da vardı, DSP'nin de vardı. Bunların ruh kökü aynı. Anayasa Mahkemesi onların istediği istikamette bir karar verdi. Parti meclisi üyelerine işi havale etmişler. Onlar da tasarımcılarla görüşüyorlarmış. Nasıl bağlasınlar? Boynunun altından mı bağlasın, bone gibi mi bağlasın, şöyle mi bağlasın, böyle mi bağlasın. Ey anamuhalefet, başörtülüler için bunu düşünüyorsun da diğer kızlarımız için acaba böyle bir çalışma yaptırdın mı? Streç mi giysinler, şalvar mı giysinler, askılı mı giysinler, askısız mı giysinler, makaslı mı giysinler, makassız mı giysinler? Onlar için böyle bir çalışma yaptırdın mı? Ama başörtü deyince böyle bir çalışma yaptırıyorsun. Bırak bu işleri, isteyen istediği gibi giyinsin. Yeter ki genel ahlak kuralları içinde bunlar olsun. Bir dejenerasyona uğramayalım, genel ahlak kurallarına uygun yapalım bu işi. Yeter ki böyle olsun. Bu milletin bir tarihi var, gelenekleri, örfü adetini bir kenara atmayalım, taklitçi olmayalım."