İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul'da yaşanacak bir depremin Türkiye'yi ciddi şekilde etkileyeceğini belirterek, İstanbul'a özel bir deprem yasasının çıkartılması gerektiğini söyledi. Topbaş, 1999 yılında yaşanan Marmara depreminin ardından belediyelere kaynak aktarıldığını kaydederek, "Dün dinlediğim radyo programında, bu rakam 25 milyar TL olarak bahsettiler. Bu rakamları o zamanki hükümet, kendi siyasi partisine mensup olan belediyelere aktardı. Nereye gitti, nasıl harcandı? O zamanki koalisyon hükümeti, nasıl yandaşlarına, belediyelerine dağıttılar, bunlar ortaya çıkmalıdır" dedi.
Kadir Topbaş, Saraçhane'deki Belediye binasında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Topbaş, bir gazetede yer alan, "İstanbul'a özel deprem yasası" açıklamasıyla ilgili olarak şunları söyledi:
"Kentsel dönüşüm ifadesini, halkımızı tedirgin edici, halkımızı kaygılandırıcı ve adeta yerlerinden, yurtlarından edici bir yasa gibi göstererek, seçimlerde kullandılar. Şu anda gündemimizde, dünyada gördüğümüz ve Elazığ'da yaşadığımız, deprem acısı var. Doğal bir afet var. Ölenlere rahmet diliyorum. Ulusumuzun başı sağ olsun. Ama tabi bunlar yeterli değil. Çok ciddi hazırlıklar yaptık. Kentsel dönüşüm yasası belki gecikecek. Ama orada da arzu ettiğim, tüm siyasi partilerin birlikte hareket etmesi. İstanbul'da yaşanacak bir depremin Türkiye'yi ciddi şekilde nasıl sarsacağını hepimiz biliyoruz"
İSTANBUL'A ÖZEL DEPREM YASASI GEREKLİ
"Bilim adamları bahsediyor. İstanbul'a özel bir deprem dönüşüm yasası, deprem yasası çıkartılmalı. Risk taşıyan alanların, tespit ettiğimiz, jeolojik haritalarda belirlenen arazilerdeki yapıların, risk taşıyan alanların yenilenmesi ve halkın oralarda daha güvenli yaşama kavuşması adına, İstanbul'a bir deprem yasası, deprem dönüşüm yasası gerekli. İstanbul'da bir deprem yasası çıkmalı. Kaynakları ve fonlarıyla birlikte değerlendirilmeli. Mutlaka tüm siyasi partiler katılmalı. Bunun üzerinden siyaset yapılmaz. Hep birlikte el ele vererek, bu konuyla ilgili ciddi adımlar atmak için herkes birleşmeli. Hangi siyasi parti olursa olsun, yerel yönetimi olursa olsun, bunu asla dikkate almadan, vatandaşın geleceği, vatandaşı kurtarma adına, sağlıklı bir kent yaşamı sürme adına, böyle bir yasa düzenlemeye herkes 'evet' demeli. Akademisyenlerimiz televizyonlarda, farklı farklı görüş belirtiyor. Deprem, acı, keder, gözyaşı ve korkular üzerinde siyaset yapılmaması lazım. Biz belediye olarak büyük ölçekte çalışmalarımızı yaptık. Halkımızı da buna hazırlayabilmek için bir düzenleme gerektiğini ve buna da bazı alanlarda kullanılmak üzere kendisine özel bir kaynağından tahsis edilmesi gerektiğini söylüyor. Geçmişte böyle bir kaynak oluşturuldu, ciddi bir fon. Ama yerinde, büyük bir ölçekte kullanılmadığı kanaatindeyim. Onun araştırılması lazım."
25 MİLYAR TL KENDİ BELEDİYELERİNE YOLLANDI
"1999 depreminin ardından bir düzenleme yapıldı. Ben o zaman Beyoğlu Belediye Başkanıydım. Bize kaynak teşkil eden İller Bankası payımızdan bir miktar kesildi. Ciddi bir miktar kesildi. Bu afet riski taşıyan, afet görmüş alanlara verilmek üzere, diye. Kesintiler yapıldı. Dün dinlediğim radyo programında, bu rakamı 25 milyar TL olarak bahsettiler. Bu rakamları o zamanki hükümet, kendi siyasi partisine mensup olan belediyelere aktardı. Bağcılar'da insan kaybı olmasına, binalar çökmesine rağmen, Tuzla'da aynı şey yaşanmış olmasına rağmen, bu belediyelere bu paydan hiçbir şekilde kaynak verilmedi. Şişli'nin hiçbir binasında, bir hasar olmamasına rağmen, hatta İstanbul'un dışında birçok belediyelere ki bunların tespitleri yapılıyor şu anda. Parlamentodaki ilgili komisyon çalışmalarını yapıyor. Buralara bu paralar dağıtıldı. Nereye gitti, nasıl harcandı? Bu afet maksadıyla dağıtılan, depremle ilgili dağıtılan paralar nasıl kullanıldı. Parlamentomuz, bir komisyon kurarak araştırsın ve görsün. O zamanki koalisyon hükümeti, nasıl yandaşlarına, belediyelerine dağıttılar, bunlar ortaya çıkmalıdır. Doğru kullanılmadığı ve bu millete harcanmadığı için bizim İstanbulluların paylarından kesilerek, bir kaynağa giden bu paranın. Bu incelemeye değer ve medya takip etmelidir. Sorgulamalıdır"